Baglanti   Subelerimiz  
Sayı: 28
  Ana Sayfa    Köşe Yazıları     Yazarlar     Arşiv  

EDİTÖR
DÜNYA
İŞÇİ SINIFI
KÜRDİSTAN
KÜLTÜR-SANAT
BİYOGRAFİ
RÖPORTAJ
GÜN YAYINCILIK
POLİTİKA
MESOP


Bilgilendirme


Links

MESOP’tan birlik adımı / Aziz Mahmut AK
Aziz Mahmut Ak

NEWROZ

MESOP 10. Genel Kurulu, hem yüklenen beklentiler hem bileşenleri hem de ortaya koyduğu performansla, önceki genel kurullarının düzeyini geride bırakan özellikler taşıyordu.

- “Zamanı mı? Dünya genelinde sosyalist/komünist partilerden kaçışın devam ettiği bir dönemde, siz kalkmış Kürdistan gibi geri toplumsal koşulların yaşandığı bir ülkede bu türden bir parti kurmaya kalkışıyorsunuz, emeğinize yazık değil mi?”

- “Kürtlerin ulusal özgürlük sorununun sürdüğü mevcut şartlarda ulusun tüm sosyal ve siyasal kesimlerini kapsayacak bir partiye ihtiyaç varken, sınıf örgütü kurmanız mücadeleye zarar vermez mi?”

- “Kendi başlarına olduklarında kitleselleşme sıkıntısı yaşayacak olan sosyalistlerin de mevcut şartlarda ulusal demokratik partilerde yer almaları daha doğru olmaz mı?”

- “Açık parti dediğiniz şey yüklü bir para gerektiriyor; bu yoksul halinizle nasıl kuracaksınız, bunu hiç hesapladınız mı?”

- “Devletsizliğin güzelliklerini ve ekolojik toplumu savunan, politikada sol söylemi halen önde tutan DTP (şimdilerde BDP) gibi büyük bir parti varken, size ne ihtiyaç var?”

- “Pasaport sorununuz yok; Türk soluyla Türkiye çapında büyük bir parti kurup Türkiye devrimiyle birlikte Kürt halkını da özgürleştirme şansı varken, Kürdistan gibi nispeten dar bir alanı kendisinin esas faaliyet zemini yapacak bir parti kurmak dar ulusçuluk/milliyetçilik olmaz mı?”…

 

Yola çıkarken bazıları beklentilerimizi de aşan çok sayıda soruyla karşılaşmıştık. Her biri farklı yönlerden sıkıştırmaya yönelik birer basıncın ifadesi olan bu sorular halen devam ediyor. Bu çok yönlü basıncın hükmettiği siyasal atmosferin boğucu ortamında yol almaya çalıştık. Soruların her birine verilecek cevabımız vardı; sınırlı bir etki alanına sahip olan yayın organlarımızda bu sorulara cevaplar yetiştirerek örgütlenme çalışmalarımızı yürüttük.

 

Komünist/sosyalist parti girişimine start veren kadrolar olarak ne yaptığımızın farkındaydık. Bizi bekleyen zorlukları biliyorduk, ancak yaptığımızın doğruluğundan da emindik. Bu özgüvenle, kendimizi diğer siyasal partilerin hata ve/veya yanlışları üzerinde değil, kendi doğrularımız üzerinde kurduk. Başkalarının yanlışlarını kendi doğrumuza gerekçe yapma ihtiyacı duymadan, kendi doğrularımızı ifade etmenin yeterliliğiyle davrandık. Ülkede yerleşik alışkanlıklar bu davranış tarzımıza yabancı kalsa da, biz tarzımızda ısrar ettik. Bunun doğal bir getirisi olarak, bazen el ele tutuşup basına poz verecek kadar can-ciğer, bazen de karşılıklı kriminal küfürlerin binini bir para eden sahte dostluklardan uzak durduk. Kendi doğrularımızı seslendirirken de, eleştirirken de, hep bir sonrasını yani ileride yan yana gelmemiz kaçınılmaz olan platformları hesaplayarak dostlarımızı incitmemeye, “birbirimize bakacak yüzümüz olsun” hassasiyetiyle davranmaya özen gösterdik. Yayın organlarımız bu tarzımızın en iyi yansıtıcısı oldu. Halen de öyle çıkıyorlar.

 

***

 

Mezopotamya Sosyalist Partisi (MESOP) Girişimi’nin 26-27 Haziran’da yapılan son genel toplantısı ya da asıl adıyla 10. Genel Kurul, hem yüklenen beklentiler hem bileşenleri hem de ortaya koyduğu performansla diğer genel toplantılarımızın düzeyini geride bıraktı. Değişik il, ilçe ve köylerde MESOP faaliyetlerini sürdüren 70 delegenin katılımıyla Antep’teki MESOP salonunda yapılan toplantının gündemi farklı başlıklardan oluşuyordu, ancak en önemli gündem maddesi “Kürdistanlı sosyalistlerin/komünistlerin açık meşru partide birliği”ni bir somutluğa dönüştürecek olan maddeydi.

 

Diğer bileşenleri temsilen yoldaşların da gözlemci sıfatıyla ve tanışma amaçlı kendilerini ifade ederek katıldıkları toplantıda, açık sosyalist/komünist partiyi birlikte kurmaya yönelik karar tasarısı oy birliğiyle kabul edildi. Üzerinde en fazla konuşulan ve sonuçta en fazla alkışı alan bu tarihi karar, iki gerçeği aynı anda ortaya koydu: Kürdistan’da komünistlerin/ sosyalistlerin birliğine duyulan özlemi ve MESOP’luların bu konuda kendilerine olan özgüvenini. Çünkü bu karar, birliğin gerçekleşmesi sürecinde MESOP’un kendini birlik lehine sonlandırmasını, yapılan bu genel toplantının da MESOP’un son genel kurulu olmasını içeriyordu.

 

MESOP’luların geçmişe oranla kendilerini görece daha güçlü hissettikleri bir aşamada bu kararın altına imza atmaları, ayrıca takdir edilmesi gereken ve samimiyet kokan bir davranıştır. Ülkemizde genellikle örgütlerin zayıf anlarında gündeme gelen birlik çağrıları alışkanlığını geride bırakan özellikler taşımaktadır.

 

MESOP birlik konusunda üzerine düşen ilk işi yaptı; birlik kararı aldı; bundan sonrasını farklı siyaset damarlarından gelen yoldaşların yaklaşımları belirleyecektir. Bölgede ve Kürdistan’da siyaset denklemine girmek, ulusal ve toplumsal kurtuluş sürecinin vazgeçilmez bir aktörü olmak için, atılan bu adımın bir tarihsel fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmekle yetinelim şimdilik.

 

***  

 

Birlik kararının yanı sıra ülke gündemi ve partinin örgütlenme çalışmalarına ilişkin önemli kararların alındığı toplantıda, kadın delegelerin ve özellikle de genç yoldaşların demokratik katılımcılığı oldukça önemli ve sevindiriciydi. Toplantının akışı genel anlamda planlandığı güzergahta geçerken; yapılan konuşmalar ve gelen önerilerle gerçekleşen yüksek seviyedeki katılım, iç demokrasiyi işletme seviyesi bakımından -deyim yerindeyse- dosta düşmana örnek olacak türdendi. Divanı yöneten Hasan Fırat yoldaşımız bu konudaki memnuniyetini, “Uzun süredir değişik toplantıları yönetim. Ama ilk kez hiç sıkılmadan ve keyif alarak bir toplantıyı yönetmiş oldum. Bunu çok önemsiyorum. Katılımcı tüm yoldaşlara teşekkür ediyorum” sözleriyle dile getirdi.

 

Kürtlerin demokrasi kültürünün zayıf olduğu yönündeki önyargıları yerle bir eden, böylelikle de komünistlerin hem bir aydınlanma odağını yeniden kurmaya hem de Kürdistan’da savrulmaya devam eden siyasete bir ölçü getirmeye aday olduklarını gözler önüne seren toplantının bu gerçeği tamamen kayıt altına alındı. Gerekli görüldüğünde, kamera çekimlerini dostlarımızla ve kamuoyuyla paylaşacağız.

 

***

 

Bundan 6 yıl önce Kürdistan’da açık meşru komünist parti kurma sürecine start vermek amacıyla bir araya gelmiştik. Mevcut ülke ve dünya ortamında hiçbir siyasal kariyer ve/veya kişisel ekonomik rant beklentisinde olmadan bir katılımcılık gerektiren bu projeye “evet” diyen biz delilerin sayısı oldukça azdı. Ya da öyle görünüyordu, öyle zannediliyordu… Siyaset sahasını çok sayıda akıllının zapt ettiği koşullarda biz delilere sığınacak bir mekan bile çok görülmüştü. Deliler delileri çağırıyor; delilerin sayısı giderek artıyor… Ve galiba, çoğalan deliler bu sahada artık sığınacak mekana değil, at koşturmaya hazırlanıyorlar!..


Print
Sosyalist Mezopotamya© 2006