Federalizm: Tanımı, sınırlandırılması ve nedenleri-3 / Dr. Nebi Kesen Dr. Nebi Kesen
NEWROZ
Federal devlet sisteminin uygulanmasının birden çok ve ülkeden ülkeye değişen
nedenleri vardır. Bu nedenler, federalizmin her ülkede kuruluş tarihçesi ile
bağlantılıdır ve gerekçeleridir. Bu gerekçelerin, federalizme geçiş yapan
devletler tarafından, mutlaka ve tüketici şekilde isimlendirilmesi gerekmez.
Neden ve gerekçelerin kendisi, pratikte federalizmi zorunlu kılmış ise, idari ve
siyasi yapılanmayı ilgilendiren sorunları çözmeye yöneliktir. Devletlerin
federal sistemi tercih etmeleri bu zorunluluktan dolayı olmuştur. Bir ya da
birçok ülkenin federalizmi seçme nedenlerini genelleştirmek ve/veya başka
ülkelere uygulamak doğru olmaz. Fakat, genel olarak bilinen ve akla gelen
nedenleri ve gerekçeleri irdelemek ve federalizm üzerine tartışmalarda gözönüne
almak, gerekli ve zorunludur.
Federalizmin nedenleri ve gerekçeleri
Federalizmin kuruluşu veya ona geçiş süreci, söz konusu nedenler ve
gerekçeler olmadan düşünülemez. Bunun en iyi örneğini ABD federalizminin doğuşu
oluşturuyor. Hem devlet yöneticilerinin ve siyasetçilerin hem de bilim
adamlarının yoğun tartışmaları sonucu son biçimini alan ve ABD Anayasası’nın
temelini oluşturan federalizm modeli, önceden teorik düzeyde tartışılan ve
önerilen temeller üzerinde şekillenmiştir. Burada, federalizmin ABD`de teorik
çerçevesini (nedenleri ve gerekçeleriyle) içeren ve Ekim 1787-Mayıs 1788
tarihleri arasında yayınlanan “Federalist Yazılar” (Federalist Papers)´ın altını
çizmek gerekiyor.1 Bu yazılar, ABD federalizm modelini biçimlendiren ve günümüze
kadar etkilerini sürdüren niteliğe ve öneme sahiptir.
Devletlerin federalizmi uygulaması, tarihsel, coğrafik, etnik ve ekonomik
nedenlere ve demokrasi veya demokratikleşme sürecine dayandırılmaktadır.2 Burada
birden fazla neden, federal sistemi yaratmış olabilir. Bu nedenleri, federal
devletleri gruplara ayırıp ve bunlara göre sınıflandırmak güçtür. Her devletin
özgül koşulları ve federalizmi uygulama nedenleri vardır. Söz konusu federal
devletlerin, kuruluş tarihçesi ve ulusal veya toplumsal dokusu (etnik, dinsel ve
sosyo-kültürel yapılanmalar), federalizmin nedenlerini belirleyen önemli iki
faktördür
Aşağıda, federalizmin bazı temel nedenleri üzerinde durulacaktır. Bunların
dışında da, federalizmi yaratan nedenler ve faktörler söz konusu ülkeler
özgülünde rol oynamış olabilirler.
Tarihsel boyutu
Federal yapılanma, bir devletin kuruluş tarihçesi ile yakından ilintili
olabilir ya da aynı döneme denk gelebilir. Özellikle, ayrı küçük devletler
olarak ortaya çıkan ve/veya konfederal yapılanma şeklinde birbirine bağlı
devletlerin, federal devlet yapılanmasına geçmeleri bir tarihsel neden olabilir.
Örneğin; Büyük Britanya egemenliğinden kurtulan Kuzey Amerika sömürgeleri, 18.
yüzyılda önce bağımsızlık ilan edip aralarında bir konfederal devlet (Amerika
Birleşik Devletleri) oluşturmuştur. Sonradan ise, federal devlet örgütlenmesine
geçiş yapmışlardır. Bir başka örnek olarak, İsviçre ve Kanada gösterilebilir.
Coğrafik konum
Bir ülkenin coğrafik büyüklüğü ve yapılanması, federal devleti gerekli kılan
bir diğer nedendir. Büyük coğrafik alana yayılmış devletlerin, bir merkezden
idari ve ekonomik yönden yönetilmeleri güçlükler yaratır. Bu nedenle, bölgelere
bu yetkilerin verilmesi ve yerelde yönetimin esas alınması daha avantajlıdır.
Yerel yönetimler, kendi bölgelerinin sorunlarını görme ve varolan kaynakları
değerlendirme açısından bilgi sahibidirler ve bu yönden merkezi yönetimden daha
iyi konumdadırlar. Böyle olunca da, coğrafik büyüklük federalizmi uygulamak için
önemli bir neden olabiliyor. ABD, Kanada ve Avusturya federal devletleri buna
birer örnektirler.
Etnik çeşitlilik
Birden fazla etnik grubun yaşadığı ülkeler, söz konusu çeşitliliğin ve
farklılıklarının korunması için etnik ya da coğrafik özerkliği gerekli
kılmaktadır. Etnik grupların bir arada ve eşit koşullarda yaşaması, federal
devlet yapılanmasıyla olanaklıdır. Özellikle, iki ya da daha fazla büyük
etnik-ulusal grupların bulunduğu ülkeler için federalizm bir zorunluluktur.
Yoksa, bir etnik-ulusal grubun egemenliği, eşitsizlik yaratır; etnik
anlaşmazlıkların ve çatışmaların kaynağı olur. Böylesine etnik dengesizliklerin
ve ihtilafların giderilmesinde, federal sistem, bütünleştirici ve çeşitlilikleri
barındırıcı bir işlev görür. İsviçre, Belçika, Bosna-Hersek ve Irak buna örnek
oluşturan devletlerdir.
Ekonomik nedenler
Federalizmin ekonomik boyutu, ekonomik kaynakların bölgelerin
gereksinimlerine uygun bir şekilde ve verimli kullanılmasına ilişkindir. Federe
birimler, bölgenin özgül sorunlarının çözümünden birinci derecede sorumludurlar
ve bölgesel ekonomik kalkınmanın asıl taşıyıcısı durumundadırlar. Bu nedenle,
federal birimler için, varolan kaynakların bölgenin hizmetinde kullanılması
öncelikli bir görevdir. Bölgesel ekonomik farklılıkların ve eşitsizliklerin
olduğu durumlarda, sosyal ve ekonomik politikaların yerel yönetimler bazında
yürütülmesi canalıcı bir önem taşır. Bölgelerin sorunları ve çıkarları temelinde
bir siyasi ve idari yönetim, ancak federal sistem ile olanaklıdır. Çünkü,
merkezi yönetimin egemen olduğu tekil devletlerde, çoğu kez ulusal ekonomik
politikalar daha önceliklidir ve bölgesel kalkınma sorunları ise ikinci planda
kalabilmektedir.
Demokrasi
Çağdaş devletlerin en önemli ve gerekli özelliklerinin başında demokrasi
gelir. Federal devlet sistemi, demokrasinin yerleşmesi ve geliştirilmesi
açısından, tekil devlet ile karşılaştırıldığında, daha çok avantajlara sahiptir.
Özellikle, halkın yönetimi, katılımcılık ve çoğulculuk gibi demokrasinin
vazgeçilmez ilkeleri, federal yapılanma içinde çok boyutlarda ve alanlarda
gerçekleşmektedir. Federal devlet ve federe birimler düzeyinde yapılan seçimler
buna bir örnektir. Seçmenler, hem devletin merkezi yönetimlerini ve hem de yerel
federe birimlerin yönetimini belirleme yetkisine sahiptir. Yerel (belediyeler
düzeyindeki) seçimler, bir başka demokratik temsiliyet uygulamasıdır. Böyle
olunca da, halkın, temsilcilerini değişik alanlarda belirleme olanakları
doğmaktadır. Sonuçta, federalizm, demokratikleşmeyi artırıcı ve geliştirici bir
işlev görür.
Federalizm ile demokrasi arasındaki bir başka olgu, devlet yönetimini
üstlenen güçlerin dikey düzeyde ikiye bölünmesidir. İktidar gücünün bir merkezde
toplanması yerine, egemenlik, federal devlet ve federe birimler arasında
paylaşılarak merkezi-otoriter yapılanmaların önü alınabilmektedir. ABD
federalizminin en önemli nedenlerinden biri olarak, iktidar gücünün çok alanlı
bölüşülmesi ve denetlenmesi gösterilir.3 Siyasi ve idari yönetimin federal ve
federe birimler arasında paylaşımı yoluyla bir denge oluşturulmuş bulunuyor.
Federalizmin olumlu (avantajlar) ve olumsuz (dezavantajlar) değerlendirilen
yönleri konusuna da burada değinmekte yarar var.4 Avantajlardan kasıt,
federalizmin uygulanmasının hangi yararları sağladığıdır. Avantajların, yukarıda
açıklanan nedenler ve gerekçeler ile yakından bağlantılı olduğunun altını
çizmekte yarar var. Dezavantajlar, federalizmin reddini gerektiren sakıncalar
yönünde anlaşılmalıdır. Bunlara ilişkin görüşler, federalizmin eleştirileri
şeklinde anlaşılmakla beraber, bu devlet biçimine karşı olunduğu sonucunu
çıkarmaz. Federalizmi savunan ve bu sistemin yapısal bazı sorunları olduğunu
dile getiren görüşler de, söz konusu dezavantajları içermektedir. Federalizmin
her iki boyutunu geniş şekilde ve ülkeler örneğinde incelemek, bu çalışmanın
kapsamını aşardı. Bu nedenle, ana hatlarıyla ve karşılaştırma amacıyla, her iki
boyutu açıklamakla yetinilecektir.
Federalizmin bazı belirgin avantajları
- Federalizm, egemenlik ve iktidar gücünün bir merkezde odaklanmasını ortadan
kaldırır. İktidarın tek (merkezi) yönetimin elinde olması, bunun suistimal
edilmesi ve baskıcı bir karakter oluşturması risklerini oluşturur. Buna
karşılık, federal sistem, devlet egemenliği ve iktidarının birden fazla alana
dağıtılması esasına dayanır. Demokratik devletlerde varolan güçler ayrılığı
ilkesi (yasama, yürütme ve yargı şeklindeki yatay ayrım), dikey alanda da
federal yönetim ile federe birimler arasında iktidar paylaşımı yoluyla
genişletilir. Siyasi ve idari yönetimde, iki alanlı uygulama, devlet gücünün
(iktidarının) sınırlandırılması ve denetlenmesi işlevini görür.
- Federal sistem, demokrasinin uygulanması için daha uygun bir devlet
biçimidir. Federal yönetim ve federe birimler düzeyinde değişik seçimlerin
gerçekleşmesi, halkın siyasi kararlara katılımını artırır. Bununla, siyasi ve
toplumsal istikrarı sağlamak daha kolay olur. Başka bir deyişle, demokrasinin
katılımcılık ilkesi, federal sistemde çok yönlü ve boyutlu bir içerik ve anlam
kazanır.
- Devletin uygulamaları, federalizmde daha yakından ve detaylı şekilde takip
edilebilir ve denetlenebilir. Devlet hizmetleri, alt federe birimler tarafından
yapıldığı ölçüde, halkın gözetimi ve denetimi altındadır. Tekil devletlerde ise,
merkezi devletin uygulamaları çoğu kez halktan kopuk ve denetlenemez durumdadır.
Ayrıca, devlet hizmetlerinin alt birimlerce ve ikincillik esasına (subsidiarty)
göre sunulması, merkezi devletin mali yükünü de azaltıcı bir işlev görür.
- Federal düzen, ülkedeki çeşitliliği ve farklılıkları gözönüne alan ve
uygulatan bir sistemdir. Etnik, dinsel ve sosyo-kültürel farklılıkların kendini
ifade etmesi federalizmle olanaklıdır. Ulusların ve azınlıkların özgürlükleri ve
bir arada yaşaması, federalizmin yarattığı koşullarda güvence altındadır. Federe
birimler, kendi özgül kültürel, ekonomik ve sosyal yapılarını koruyarak ve
geliştirerek, topluma zenginlik ve çok çeşitlilik kazandırır.
- Ekonomik alanda, federalizm, toplumun gereksinimlerinin tespitinde ve
kaynakların tasarruflu kullanımında bir üstünlüğe sahiptir. Federe birimlerin ve
bölgelerin, gereksinimleri ve kaynakların kullanımı konusunda karar verme
yetkileri, ekonomik büyüme ve gelişme için önemli bir faktör olarak
görülmelidir. Tekil devlette, merkezi yönetim, ülkenin coğrafik büyüklüğü
oranında, bölgelerin ve yörelerin gereksinimlerini görmeyebilir ya da ulusal
ekonomik hedefler yüzünden göz ardı edebilir.
- Federalizm, federe birimler arasında rekabet yolunu açmakla, üretim ve
hizmetler açısından bir teşvik modeli oluşturur. Federal sistemin yatay
düzeydeki rekabet işlevi, tekil devletteki merkezi ekonomik hantal sisteme bir
alternatif oluşturur. Rekabet federalizmi, sosyal ve kültürel alanlar için de
geçerli olabilir. Her federe birim, kendi bölgesi için en gerekli ve iyi kabul
gören alanlara ve hizmetlere yönelir.
- Federal sistemde, siyasi partilerin iktidar ve yönetim mücadelesi farklı
içerikte ve boyutta gerçekleşir. Federal yönetim ve federe birimler düzeyinde,
partilerin hem iktidar olma ve hem de muhalefette yer alması gibi durumlar söz
konusudur. Federal parlamentoda muhalefette kalan parti veya partiler, pekala
federe birimlerde iktidarı kurabilirler. Siyasi partiler ve dünya görüşleri
için, federalizm daha fazla iktidar olanakları sunar. Azınlıkların çıkarlarını
temel alan partiler, federal devletlerde, parlamenter çalışma ve katılım
olanağına sahiptir. Federal birim düzeyinde, azınlık partilerinin parlamentoya
girme şansı daha fazladır.
Federalizmin dezavantajlarına ilişkin eleştiriler
- Federal devlet, iki alanlı yapılanması itibariyle, ülkedeki farklılıkları
ve eşitsizlikleri artıran bir özellik taşımaktadır. Toplumun ekonomik, sosyal ve
kültürel yaşam koşullarının federe birimlere göre farklı eğilim göstermesi,
kendisiyle beraber ülkede eşitsizliği artırır ve entegrasyonu zorlaştırır.
- Çok uluslu veya farklı etnik kimlikleri barındıran federal devletler,
bölünmeyi ya da ayrışmayı yaratır. Çok çeşitlilik veya farklılık, federalizm ile
daha fazla etnik-ulusal veya dini kamplaşmaları ve ihtilafları doğurur. Etnik
milliyetçilik ve çatışmalar açısından, federalizm bir dezavantaj olabiliyor.
- Yetkilerin ve hizmetlerin paylaşımı, fazlasıyla karar merkezlerinin
doğmasına yol açmakta ve devletin görevlerini icra etmesinde çok başlılığa neden
olmaktadır. Başka bir deyişle, görev ve yetki karmaşası yaşanmakta ve devletin
işlevleri yerine getirilememektedir. Federal devlet ve federe birimlerin
kurumsal işbirliği ve federal düzeyde reformların yapılması zorlaşmaktadır.
- Federal ve federe parlamento seçimleri ve yerel seçimler, ülkeyi sürekli
bir seçim mücadelesi/yarışı içinde bırakmaktadır. Bu da, yasama, yürütme ve
yerel yönetim (belediye) organlarının çalışmasını ve siyasi kararların
uygulanmasını geciktiren ve zorlaştıran bir olgudur.
1 Bkz. Targonski, http://usa.usembassy.de/eteits/turkısh/oagt.pdf, 20.09.2009, s.
31 vd.
2 Bunun için bkz. Sturm und
Zımmermann-Steinhart 2005, Föderalismus. Eine
Einführung (Federalizm. Bir Giriş.). Baden-Baden: Nomos, s. 15
vd.
3 Bkz. Targonski, http://usa.usembassy.de/eteits/turkısh/oagt.pdf, 20.09.2009, s.
34 vd.
4 Bkz. Laufer ve Münch 1998, Das föderatıve System der Bundesrepublık
Deutschland (Almanya Federal Cumhuriyeti`nin Federal Sistemi).
Opladen: Leske + Budrich, s. 28 vd. Print  |