Baglanti   Subelerimiz  
Sayı: 28
  Ana Sayfa    Köşe Yazıları     Yazarlar     Arşiv  

EDİTÖR
DÜNYA
İŞÇİ SINIFI
KÜRDİSTAN
KÜLTÜR-SANAT
BİYOGRAFİ
RÖPORTAJ
GÜN YAYINCILIK
POLİTİKA
MESOP


Bilgilendirme


Links

BİZE AŞK OLSUN!.. / Rıdvan SESLİ
Rıdvan SESLİ

NEWROZ



Tarihin örgüsü hızla ilerliyor. Bizler bu ilerleme karşısında ciddi deneyimler kazanıyoruz. Yarınımızı, dünden edindiğimiz bilgiler sayesinde şekillendiriyoruz. Geçen yüzyıl gerek dünya komünist hareketi için, gerekse de özgülümüzde biz Kürdistanlı komünistler/sosyalistler için engin bir mirasa sahip. Bu mirastan çıkardığımız/çıkaracağımız derslerle önümüzü bulmaya çalışıyoruz.

 

Kürdistan’da açık-meşru bir komünist parti için geçenlerde Antep’te MESOP salonunda iki günlük bir toplantı gerçekleştirdik. Bu iki günlük süre içersinde hem son siyasal gelişmelerle ilgili hem de özgülümüzde yapmak istediğimiz şeylerle ilgili kararlar aldık. Bu kararlarla ilgili kadınından erkeğine, yaşlısından gencine herkes kendi özgün fikirlerini belirtti, konuştu. Birçok yoldaşın altını çizerek belirttiği sosyalist demokrasi ilkesi tam olarak uygulandı.

 

Orada konuşmamda söylemiştim, yeniden belirteyim. Bizler hayırlı bir iş yapıyoruz. Bu tek başına Kürdistanlı yoksulların partisini kurmak istediğimizden de değil, komünist bir partinin siyasete getireceği düzey ve denge için de hayırlı bir iş yapıyoruz. Aynı şey Kürt/Kürdistan siyaseti için de geçerli. Çünkü Kürt siyaseti alabildiğine kendi içine gömülmüş, hepi topu 15-20 kelimeyle siyaset yapacak düzeye gelmiştir ne yazık ki. Kürt siyaseti, felsefeden, tarihten ve daha bilumum sosyal bilimden uzaklaşmış bir seviyeye gelmiştir. Mevcut Kürt siyasetinin bu halihazırdaki durumu, bırakın dünya insanlığını, Kürtleri bile ileri taşıyacak durumda değildir. Bu yüzden açık bir komünist partinin varlığı dünyanın her yerinde olduğu gibi burada da mevcut Kürt siyasetine bir basınç uygulayarak kendisine gelmesini sağlayacaktır. Yine bu yüzden bile olsa bizim bu tavrımızın Kürt/Kürdistanlı aydınlar, siyasetçiler tarafından hakkının doğru teslim edilmesi gerekiyor.

 

Keza birçoğuna göre “Wallahi yapabilene aşk olsun” bir şeyi yapıyoruz. Herkesin, daha söze başlar başlamaz “yaw bu zamanda komünistlik” diye şaşkınlığını ifade ettiği “deliliği” sürdürüyoruz. Doğrudur, dünyada sosyalizmin ciddi anlamda prestij kaybettiği, siyasetin bir adım sağa kaydığı, birçoklarının minderi terk ettiği bir zamanda hala ilerlemeden, onurdan, aydınlanmadan, eşitlik ve özgürlükten söz ederek delilik, çılgınlık yapıyoruz. Evet bize aşk olsun! Aşkla bu işi yapıyoruz…

 

Memleketin dört bir yanından gelen, geçmişte farklı aidiyetlere sahip yoldaşlarla yeni bir “biz”i, yeni bir örgüt kültürünü oluşturmaya çalışıyoruz. Gelin diyoruz gelin, kendini Kürdistanlı komünist/sosyalist olarak tanıtanlar, yeni bir aydınlanmanın, yeni örgüt kültürünün şekillenmesini isteyenler, hala eşitlik ve özgürlükte ısrar edenler, hala iradesini, beynini, kalbini şefine, sekreterine, başkanına havale etmemiş olanlar… Gelin Kürdistan’da açık bir parti için gücümüzü birleştirelim. Elimizi, vicdanımızı, beynimizi, kalbimizi buluşturalım. Kendi partimizi kuralım. Bu çağrımız, gücümüzün-takatımızın kalmadığı anlamına gelmiyor. Bu çağrımız, on yıllardır edinilen siyasal/pratik deneyimlerimizden süzülerek dilimizle buluşuyor. Bu çağrımız, Marksizm temeli üzerinde şekillenen bütün zenginliklerin tek bir parti çatısı altında buluşabileceğine, bir arada ortak düşman olan kapitalizme karşı mücadele verebileceğimize inandığımız bir felsefi anlayışa sığdığı için yapılıyor.

 

Elbette hem kapitalizme karşı mücadele hem de özgülümüzde sömürgeciliğe karşı verdiğimiz ulusal özgürlük mücadelesi, sözün ötesinde bir pratiğe ihtiyaç duymaktadır. Partileşme adımları bu sözün ötesinde atılan ilk adımlardır. Bu bilinçle hareket etmenin vermiş olduğu iç huzurunu yaşıyoruz.

 

Sonuç olarak, bize “aşk olsun”! Ne kadar övünsek azdır.


Print
Sosyalist Mezopotamya© 2006