Baglanti   Subelerimiz  
Sayı: 26
  Ana Sayfa    Köşe Yazıları     Yazarlar     Arşiv  

EDİTÖR
DÜNYA
İŞÇİ SINIFI
KÜRDİSTAN
KÜLTÜR-SANAT
BİYOGRAFİ
RÖPORTAJ
GÜN YAYINCILIK
POLİTİKA
MESOP


Bilgilendirme


Links

EMPATİ / Hasan ŞAHİNGÖZ
Hasan Şahingöz

NEWROZ



Bir an için bu ülkenin adının “Türkiye Cumhuriyeti” değil de “Kürdistan Cumhuriyeti” olduğunu düşünelim.

“Kürdistan Cumhuriyeti Anayasası”nda “Kürdistan Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Kürt’tür” diye yazsaydı;

Kürtler, dağı taşı, özellikle Türklerin yoğun yaşadığı bölgeleri “Ne Mutlu Kürdüm Diyene!” yazıları ile donatsalardı;

Resmi dil Kürtçe olup, Türkçeyi yasaklasalardı;

Türkleri anadillerinde eğitim yapma hakkından mahrum bıraksalardı;

Türkçe konuşmayı, Türkçe yayın çıkarmayı, anadilde eğitim yapma hakkını savunmayı suç saysalardı;

Türklerin çocuklarına, köylerine, ilçelerine ve illerine verdikleri Türkçe isimleri değiştirip Kürtçeleştirselerdi;

Asimilasyon amacıyla Türkleri zorla göçe zorlayıp, zorunlu iskanlara tabi tutsalardı;

Türklerin etnik kimliklerinden gelen haklarının savunuculuğunu yapan partileri kapatsalardı;

Türklerin etnik kimliklerinden gelen haklarını elde etmek için mücadele edenleri “hain”, “bölücü”, “terörist” ilan edip, işkencelerden geçirselerdi, hapislere atsalardı, dahası katletselerdi;

Türk köylerini yakıp, zorla boşaltsalardı;

Kendi topraklarında kendi kimlikleriyle onurlu bir şekilde yaşamayı Türklere haram etselerdi...

Türkler ne düşünür, ne yapardı? “Kürdistan Cumhuriyeti Devleti”ne nasıl bakar, onun hakkında nasıl bir fikre sahip olurlardı?

Bir de -diyelim ki- Türkler bin yıllardan beridir bu topraklarda yaşıyor olup, Kürtler Anadolu’ya sonradan, örneğin Malazgirt Savaşı ile 1071’de girmiş, dağdan gelip bağdakini kovmaya kalkışmış olsun!

Evet, sahi, bu durumda Türkler, “Kürdistan Cumhuriyeti Devleti” karşısında, Kürtler hakkında ne düşünür, ne yaparlardı?

Böylesine şartlar içinde Türkler, kendi yapacaklarını Kürtlere çok görmemelidir. Böylesine şartlar içinde kendilerine nasıl davranılmasını istiyorlar ya da isterlerse, Kürtlere de öyle davranmalıdırlar. Çünkü adil, dürüst ve ahlaklı olmak bunu gerektirir.

 

Türkiye’de her şey paylaşıldıkça güzeldir

 

Kimi zaman bir yazı şiirdir; kimi zaman da bir şiir yazıdır:

 

Türkiye Kürtlerindir

Türkiye Ermenilerindir

Türkiye Lazlarındır

Türkiye Çerkeslerindir

Türkiye Rumlarındır

Türkiye Romanlarındır

Türkiye Araplarındır...

Ve elbette ki Türklerin!

Türkiye, üzerinde yaşayan,

Toprağını teriyle sulayan herkesindir.

 

Türkiye’de dağ,

Türkiye’de deniz,

Türkiye’de ova, göl, nehir, orman...

Türkiye’de gökyüzü,

Türkiye’de tuz, ekmek ve su,

Türkiye’de pamuk ve tütün,

Türkiye’de çay, incir, zeytin,

Türkiye’de ayçiçeği,

Türkiye’de portakal, şeftali, nar ve ayva,

Türkiye’de kömür, gümüş, bakır ve altın,

Türkiye’de her şey,

Paylaşıldıkça güzeldir.

 

Ve ben şimdi

Böyle elleri bağlı, kolları bağlı

Dili, gözleri bağlı, zindanlarda

Hasretin pençesinde

Bir gün daha fazla yaşamak için direnmekteysem

Tüm halkları kendi halkım gibi sevdiğimdendir.


Print
Sosyalist Mezopotamya© 2006